29 Nisan 2014 Salı

Aöf sınav sonuçları, aöf sonuçları

Merakla beklenen aöf sınav sonuçlarına anadolu universitesi internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Aöf sitesinde sınav sonuçlarının dışında gelecek sınavlar ile ilgili güncel bilgilere ve aöf sınav takvimine ulaşabilirsiniz.



https://ogrenci.anadolu.edu.tr/

Karadayı 69. bölüm

Karadayı Canlı İzle,ATV'nin sevilen dizisi Karadayı yeni bölümü ile ekrana geliyor. Karadayı 69. bölümde yine aksiyon dolu anlar yaşanacak. Karadayı yeni bölüme Songül'ün kaçırılması damga vuruyor. Feride ise hemen olayın ardına düşüyor. ;Bir takım ipuçlarına yaklaşsa da somut bir şey öğrenemiyor. Diğer taraftan Sinan ise Karadayı yeni bölümde işi sağlam tutmak istiyor. Karadayı 69. bölümünü canlı olarak milliyet.com.tr'den izleyebilirsiniz. Karadayı Canlı ve Karadayı Yeni bölüm ile ilgili tüm gelişmeler 

İZLE

18 Mart 2011 Cuma

Yasaklasakta mı korusak, yasaklamasakta mı korusak?

Farkettiğim üzere öyle bir dns ayarına sahiptim ki; sabahları blogger açık akşamları kapalı idi. Dns adreslerini sıfırladım ve şu anda bu sayede yazabiliyorum.

O yazı dünyanın en soğuk kırmızısıyla en kirli beyazı üzerine yazılmış. (Bu Siteye Erişim Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir)

seslisozluk.com ne günahı vardı çok merak ediyorum. (erişimi engellenmiş)

Engellemelerin yanlış olması bir yana çıkan yazı o kadar sinir bozucu ki... O yazı yerine bir yardım kampanyası sitesine yönlendirme olsa, gelen milyon kadar hit yararlı bir şey için kullanılmış olurdu. (ne güzel olurdu)

17 Mart 2011 Perşembe

Bi'şey Düşündüm

Yükseklik artıkça ağırlık artar o yüzden deniz seviyesinden çok yukarda akraba ziyaretine gittiğinizde "Ay dur bi tartılayım" diyip de çıkmayın tartının üstüne. "Doğru tartmıyo bu, fazla gösterdi" iddiasıyla tartıdan inmeniz pek muhtemel. (O kadar da değil)
Zaten yükseklerin insanları ağırlaştırdığına da inanasım gelmiyor, (Belki sadece fiziksel olarak) ancak yükselmek insanın ayaklarını yerden keser, kuş gibi hafif hissedersin. (Bak bu doğru mutluluk anlamında)

Diğer insanlara tepeden bakıp garsona "Afiyet olsun da ne demek? Kendine gel, hemen bana müdürünü çağır!" diyen bir profesör duyduğum an "Aslında para değil, şöhret değil insanı bozan" dedim içimden...
Yükselipte bozulmamak yükselebilmekten daha zor gibi...

Yükseklik korkum var, balkonda çamaşır asarken dahi balkon kenarına pek yaklaşmam, yükselmekten her anlamda korkuyorum aslında. 

Belki sadece kartallar yüksekten uçmalı. Serçelerin kanatları küçük, onlar yüksekten uçamazlar onlar dar alanlarda usta. Onlardır kartalın yapamayacağı şeyleri yapanlar. Hepimiz birer serçe değil miyiz?


16 Mart 2011 Çarşamba

Yazıyoruz Keyfimizden

Yazadıklarım okunuyo mu acaba? Endişesine düşmeden yazmak istiyorum (konumuz yine blogger)
O yüzden Yılmaz Özdil gibi basit cümleler kurup, anlaşılır olmak ve ne kadar az sıkıcı (iyi ki fazladan ı var elimde) olunuru kovalamak ilk amacımdır.
Konuları madde-madde yazıp okunulurluğumu arttırmak istiyorum.
Bu arada diğer bloggerları da inceliyorum pucca var mesela (bilen bilir). Twitterda 70000 takipçisi var. Önce blogger sonra twitci, ben ise önce twitci sonra blogger. 
Serdar Ortaç şarkıları gibi her satır tamamen birbirinden farklı konulardan bahsedip onları birleştirerek sıkılma katsayısını en aza indirebilmeliyim.
Her satırda bir benzetme, bazen resimler (gazetede sadece resimlere bakan ve burç sayfasını arayanlar için), bazen videolar da olabilir, olmayabilir de... (konudan sapmamak için kendimi yırtıyorum)

Bir arkadaşım "Adamlar milyon dolar kazanıyo sadece blog yazarak olum" dediği için yazmıyorum. Takip edilmek herkesin hoşuna gider. Fikirlerinin birilerine ulaşması ve onların fikrinde değişime neden olması, bazılarının ufkunu açıp bazılarını eğlendirmesi milyon dolarlara bedel.
Ben sabah akşam sayfalarca yazarım, önemli olan sıkılmadan okunabilmek.(Ne kadar uzun o kadar sıkıcı.)
Bitti.

Not: www.huffingtonpost.com (milyon dolarlık site)
http://passiflora-rapunzel.blogspot.com (pucca günlük)

15 Mart 2011 Salı

Taslak Olarak Kaydet!

Sözlerime başlamadan önce her blog yazasım geldiğinde "Bu site mahkeme kararıyla kapatılmıştır" ibaresini koymayı kendine görev edinen pek sevgili yetkililere küfürlerimi sunar, kendilerinin en yakın zamanda intihar etmeleri durumunda pek memnun kalacağımı belirtmek isterim

Yaşıyoruz Bedavadan

Bu ilk bloguma başlarken sizlere ilk yazı yazma deneyinimimden (öff ne kelimeymiş arkadaş) bahsetmek istiyorum.
Yıllar yıllar önceydi daha o zamanlar kelime içindeki sesli harfler yutulmuyor, ağızlar yayılarak konuşulmuyordu.
"Ben de günlük yazacağım" dedim içimden, başladım yazmaya:

Ben kalktım
Kahvaltı yaptım
Okula gittim
Ders çalıştım
Uyudum

İşte yazdığım ilk günlük sayfam, zaten başka sayfa da yok, içimden dedim "Ulan zaten her gün aynı şeyi yaşıyorum sıkıcı bir hayat nesini yazıcam ki günlüğe" Bedavadan yaşıyodum sizin anlıyacağınız.

Buraya sırf yazmış olmak için değil yıllar sonra gördüğümde, "ah ulan ne salakmışım" demek için yazıyorum. Komik oluyo öyle sonradan okumak. Blogger açık kaldığı sürece okuyun, sıkılmazsınız söz lan, valla bak.

Benden önceki bloggerlar gibi (yeni seçilmiş politikacı edasıyla) entel-dantel, vıcık-vıcık, kendini beğenmiş, içi göçmüş, depresif, melankolik yazılar yazmam.
Diğer her şey için daha fazlasını yazıcam (ulan o kadar söz verdik yazıcaz mecbur sıçtık)